İşte çıktım yola,sana doğru,memlekete doğru,özlemle ve yanık bir
yürekle geliyorum.Kaç defa içimden karşına çıkacağım anın hayalleri ile
birçok deneme konuşması yaptım bir bilsen..Azrail meleğin görev
mahallerinden biri olan karayollarına bir otobüs bileti ile kaydımı
yaptırdım.Ölümle yaşam arasında umutlara giden incecik gurbet-memleket
yolunun ilk kilometrelerinde son yolculuğum olma ihitmaline karşı bir
kez daha imanımı tazeledim,Yaratıcıya gönlümü açtım; tevbeler-dilekler
dua dua avuçlarımdan gökyüzüne yükseldi..
 |
Senin üzerinde
gezmenle daha bir kıymeti artan memlekete doğru geliyorum
işte..Güneşin buğday başaklarını kavurup sapsarı kestiği gibi senin
hasretinle yanıp kavrulmuş,sana meftun,titrek ve biraz da ürkek bir
yürekle geliyorum yanına..Bir yol hikayesi bu; içinde sevgi,içinde
gurbet,içinde hasret ve içinde biraz da ölme-sana dönmeme ihitmali var.. |
Dakikalar ilerledikçe direncim azaldı ve kafamı
"Umutlarınıza giden yoldayız."
sloganı yazılı,koltuğun kılıf geçirilmiş baş kısmına yasladım işte.Artık
büsbütün yolculuk moduna girmiştim,duamı da yapmıştım,hayallerin
girdabına direnmeden atlamanın vakti gelmişti.Evvela ilk tanışmamız
geldi aklıma..Nasıl da utangaç ve heyecanlı idik.Alnımdan bulgur bulgur
kaynayan terleri silmeye kağıt mendil dayanmıyordu mesela.İlk içeri
girişin,hoşgeldiniz deyişin ve daha bir sürü detayı tekrar hayalde de
olsa bu kadar canlı yaşamak demek ki 44 numaralı koltukta nasip
olacaktı..Gerçi en arkadaydım,virajlarda herkesten daha çok
savruluyor,çukurlarda bir o kadar fazla sarsılıyordum ama bunlar büsbütün
maziyi hayallerde yaşama konsantrasyonumu bozamıyorlardı.Yaşanmış acı
tatlı birçok olay,konuşmalar ve bakışmalar hayal televizyonunda sırayla
geçiyorlardı işte..
Bu şekilde ne kadar süre geçti bilmem; hayal tv'nin film
şeritlerine odaklı halet-i ruhiyemi hiçbir şeyle bozmak istemediğimden
muavinin çay-ülker dankek ikramını da kibarca kabul etmemiştim ya...Ama
otobüsün bir anda hız kesmesi ve uzunca bir aracı sollamak için
başarısız hamleler yapmasıyla gözümü açtım..Kafamda dolaşan,
"Acaba tır mı sollamaya çalışıyoruz ?"
sorusuna küsen hayallerim beni terketti..Kalbin boşalttığı hükümeti
devralan akıl işlemeye devam etti..Sollamaya çalışma olayıyla dış
dünyaya hızla adapte olmaya başladım..
 |
Öyle ki en çok kazalar tahammülsüz sürücülerin ağır giden
vasıtaları hatalı sollaması ile olmuyor muydu? Benim gibi
düşünen kimse sayısı umduğumdan fazla çıkmıştı anlaşılan..Zaman
zaman ayağa kalkan meraklı yolculardan fırsat bulamadım ama
gördüğüm kadarıyla ağır giden tek bir vasıta değildi,araç
konvoyuydu..Derken bir düzlüğe denk gelince kaptan şoförün seri
hamlesi ile konvoyu sollamaya başladık.. |
Kaza yapma ve ölüm motifinin belirgenleştiği,sağı ve solu ölüm olan yolların en çok
inceldiği,inceldiği yerden koptuğu sahnelerden birisi işte..Sollama
olayı..Bu sırada herkes gibi ben de sağ camdan gerimize bırakacağımız
konvoya bakıyorum işte..Aman Allah'ım..!
 |
Aman Allah'ım...! Gördüğüm sahne içimin yağını eritti..AY
YILDIZA sarılmış bir şehit
tabutunu taşıyan araç ve konvoydu solladığımız,geride bıraktığımız..Evet
geride bıraktığımız 20'li yaşlarda toprağın kara bağrına şerefsiz bir
kurşunla ya da kalleş bir mayınla düşen bir yiğitti..Allah bilir ki daha
sakalı henüz asker ocağında her sabah olunan traşla gürleşmeye
başlamıştı..Hayal dünyamın ekseni kaymaya başladı bile : |
"Abim bayrama gelecek
inşallah..değil mi anne?"
diyen küçük bir kızkardeşi,evladının kazağını koklayarak hasretini
dindirmeye çalışan anası,
"Hele oğlum askerden sağ salim
gele,bir goç gurban edecem hanım.."
 |
diyen babası ve her gece sızlanarak niyaz eden,haberlerde nişanlısının
şehit erler listesinde sıralanması korkusuyla yaşayan sevgili geride
kaldı öyle mi ?Yarın öğle namazına müteakip kılınacak cenaze namazında
babası bir değirmen taşı gibi içten ve gürül gürül ağlayacak,AY
YILDIZLI tabutu bir anda gören
anası koluna giren iki yakını arasında dizlerinin bağının çözülmesiyle
yere yığılıp bayılacak, |
küçük kızkardeşi birşeyden
habersiz ve rütbeli bir komutanın kolları arasında ne olduğuna,kendisini
kucaklayan amcanın ve herkesin niye ağladığına anlam veremeden etrafa
bakacak..
Ve
kalabalığın arasından kendisini tutanlardan sıyrıla sıyrıla tabuta koşan
ve üzerine kapanarak sarsıla sarsıla ağlayan,
 |
"Doyamadım
yiğidime,oyyyy..."
diye haykırıp AY YILDIZLI
tabutu gözyaşları içinde defalarca öpen ve yürekleri dağlayan nişanlısı
genç kız..Bu sahnelerle komutanlar ve tabutu taşıyacak askerler dahil
herkesi gözyaşlarına boğulmasını; acının ve teröre olan kinin halkta
|
"Şehitler ölmez vatan bölünmez...Kahrolsun PKK..."
sloganlarına dönüşmesini
televizyonlarda bir kez daha izleyecektik yarın öyle mi ?
Yolcuların uyanık olanları kendi arasında bu şehit askeri konuşmaya
başlamışlardı..Kimisi de benim gibi o yiğidin bu durumlarını hayal
ediyorlardı..Acı ve ızdırap o kadar yoğundu ki birçoğumuzun gözyaşları
göz pınarlarımızdan kaynamaya başlamıştı..
 |
İşte aklım
uçmuştu.Henüz askerliği yapmamış olmam ve kendimi o şehidin
yerine koymam içime düşen hüznü tırmandırmıştı..O tabutta benim
cenazem geliyordu,o bayılan anne benimdi,o derinden gürleyen
değirmen taşı sesi babamın göğsünden geliyordu,o tabuta kapanıp
ağlayan,saçı başı dağılmış ve kendini kaybetmiş kız da sen oldun
bir anda..
O anları hayal
ettim ve artık boğazıma düğümlenen hıçkırıklara mani
olamıyordum,yanımdaki yolculardan da utanmıyordum.. |
İşte o değişmez sahnede tabuta kapanıp ağlayanın sen olması,o
tabutta benim olmamdan daha ağır geldi bana..Bir kez daha anladım,seni
sevmenin ne demek olduğunu..Vatan için namus için ölmenin nasıl birşey
olduğunu..Senin gibi nice yarlerin zülüfüne bir şerefsiz işgalcinin
elinin değmesi,senin gibi nice yarlerin üzerinde gezindiği ve altında
nice şehit atalarımızın yattığı bu toprakların elimizden alınmak
istendiği bir durumda benim gibi nice Mustafa'ların,Kınalı Mehmet'lerin
canını feda etmekten çekinmeyecek olmasını idrak ettim..
Ey Sevgili...İşte biz bu yüzden canı
gönülden seviyoruz demek ki,öyleyse bizim gibi olmayan bizi
anlayamaz..
Bir yolcu halet-i ruhiyesiydi bu..Yaşananlar,yaşanması
muhtemeller ve sabah gurbeti bitirme ümidiyle yolculuktan nasibime
düşenlerdi..
Selametle.. |