Rüzgar kanatlı görkemli atı Aşkar Devzade’ye atlayıp, eline de 10
metrelik boyuna uygun ebattaki dövme çelik kılıcını aldı mı; Çin’den
Maçin’e kadar bütün acundaki Bizans kafirini tepeleyen, dönüşte de
Kaf Dağı’na uğrayıp orada atına ölümsüzlük suyundan içiren Battal
Gazi, tarihî gerçeklerimizle hayallerimizin ince bir masal sosuyla
efsunlandığı kahramanlarımızdan biri. Bu renklilik Yeşilçam’a,
Cüneyt’in bir vuruşta 10 Bizanslıyı öldürmesi gibi “yavan” bir
boyutuyla yansımış olsa da Anadolu’nun ücra ve loş kuytularında
Battal Gazi’ye dair anlatılan, yazıya geçirilmeyi bekleyen daha nice
efsane-hikaye vardır.
Efsaneler ve yazılamayanlar bir yana, geçtiğimiz aylarda Star gazetesi
yazarı Cumali Ünaldı’nın köşesinde yazdığı bir olay ziyadesiyle dikkat
çekiciydi. Ünaldı, bugünkü Boşnakların atası sayılan Pavlikianları
Bizans’ın korkunç soykırımından Malatya Beyliği’nin kurtardığını
anlatıp, bu konuda Malatya İnönü Üniversitesi’ni gerekli çalışmaları
yapmaya davet ediyordu. Dahası, Ünaldı’nın anlattığı tarihî kesit,
Malatya’nın yetiştirdiği en masalsı kahraman Battal Gazi’nin yaşadığı
dönemle örtüşüyordu. Kendisi de bir Malatyalı olan Ünaldı’nın yeni bir
Battal Gazi efsanesi üretip üretmediği tereddüdü zihnimizin bir
köşesinde, “iddiayı” araştırınca, Ünaldı’nın belki de en gerçek Battal
Gazi menkıbesini köşesine taşıdığını fark ettik.
Tam
da Battal Gazi’nin yaşadığı yıllarda Malatya Beyliği’yle Boşnakların
ilginç rastlaşmasını anlatan yarım düzine kadar ciddi kaynağa ulaştık.
Tarihi veriyi daha da ilginç kılan, Battal Gazi’nin Boşnaklarla birlikte
Bizans’a karşı yıllarca savaşmış olması. Bu hesaba göre büyük ceddimiz
Malatya Beyi Horasanlı Hüseyin Gazi’nin oğlu, sadece Bizans zindanlarına
düşen kılıçdaşı alperenleri değil, o zamanın heterodoks Hıristiyan’ı,
bugünün Müslüman’ı Boşnakları da yok olmaktan kurtarmış.
Tarihin ve tarih kitaplarının dağdağası ve tozları arasında kalan, hiç
masal ve efsane katılmamış “gerçeğe” göre hadisenin kısa özeti şu:
Zamanın süper gücü Bizans, sırf Ortodoks Hıristiyanlığa inanmadıkları
gerekçesiyle Boşnakların atası Pavlikianları yok etmeye karar veriyor. O
kadar çok Pavlikian kırılıyor ki, Bizans askerleri artık kan görmemek
için onları suda boğarak yok etmeye başlıyor. Kadınları cariye, bütün
malları da hazine geliri olarak alınıyor. Tamamen yok olmak üzereyken
Pavlikianlar zamanın hemen bütün devletlerine haber gönderip, durumu
anlatarak kalan son 50 bin Pavlikian-Boşnak’ı ülkelerine kabul
etmelerini istiyor. Bizans’tan çekinen devletlerin hiçbiri bu yardım
çağrısına olumlu cevap vermezken, Malatya Emirliği, “Gelin, kapımız
açık” diyor. Güler yüzle karşılanıp 80 yıl Malatya’da kalıyorlar, bu
süre içinde Malatya ordusuyla birlikte Bizans’a karşı savaşıyorlar.
Hatta Pavlikianların Malatya’ya yerleşmesinde emeği geçen Battal Gazi,
onlardan oluşturduğu askerî birliklerle Ankara, Kütahya, Antalya,
Isparta gibi kent ve yörelere akınlar düzenleyip kaleler alıyor.
Malatya’da güçlenen ve çoğalan topluluk, Bizans’ın topraklarından
çekilmesi üzerine yurtlarına geri dönüyor. Döndükten bir süre sonra
Bogomil adını alıyorlar. Bu sürede Malatya kültürü ile Boşnak kültürü
birbirinden derin etkiler alıyor.
Değişik kaynaklarda Pavlikianların kökeni, Battal Gazi’nin ölüm yılı
gibi konularda bazı çelişkiler de mevcut. Ancak bu durum, hadisenin
esasına halel getirmekten oldukça uzak. Ostrogorsky, Pavlikianların
kökenini ‘Anadolu’nun doğu kısımları’ olarak gösteriyor. Bazı kaynaklara
göreyse Güney Yunanistan’dan çıktılar. Ancak sonuç ne olursa olsun
Boşnakların yolu bir asra yakın süre Malatya’ya düşüyor.
Fatih
Sultan Mehmet, Bosna’yı aldığında Hıristiyan Bogomillere oldukça iyi
davranıp onlara devlette ve orduda görevler veriyor. Bu süreçte
Bogomiller neredeyse hep birlikte Müslümanlığa geçiyor.
Bogomil-Boşnaklar hem Balkanlar’daki savaşlarda ve hem de sarayda büyük
hizmetler yapıyor. Hersekzade Ahmed Paşa, Damat İbrahim Paşa, Sokullu
Mehmed Paşa, Lala Mustafa Paşa, Malkoç Ali Paşa, Hüsrev Paşa sadakatle
Osmanlı’ya hizmet eden Pavlikian-Bogomil-Boşnak’tan sadece birkaçı.
Battal
Gazi’nin doğum ve ölüm tarihine ilişkin değişik kaynaklarda oldukça
farklı rakamlar veriliyor. Fakat burada bahsedilmeye gerek olmayan çok
ve farklı kaynakların orta noktasını aldığımızda, ünlü Türk
kahramanının, Pavlikianlar Malatya’ya geldiği sırada genç bir delikanlı
olduğu ortaya çıkıyor. Bu da hem büyük bir savaşçı hem de Malatya Beyi
Hüseyin Gazi’nin oğlu olarak onun, Pavlikianların soykırımda tamamen
tükenmelerinin önüne geçilmesinde rol oynadığı gibi mantıklı bir çıkarım
yapmamızı gerektiriyor. Mustafa Karatürk, İki Cihan Haznedarı Seyyid Vel
Baba Sultan ve Türbesi adlı eserinde, çeşitli tarihî olaylara dayanarak
Battal Gazi’nin doğumunun 812-17 yıllarına rastlaması gerektiğini
belirtiyor. Battalnâme dikkatli incelendiğinde Battal Gazi’nin hayatı ve
savaşlarıyla Boşnakların Malatya sürecinin iç içe geçtiği görülüyor.
Malatya’da Boşnak/Pavlikian kongresi düzenlensin
Konuyu Türk kamuoyunun önüne ilk kez Star gazetesindeki köşesinde
getiren Cumali Ünaldı: “Ben bu yazıyı yazdıktan sonra Bosna-Hersek
kültür bakanı benim bir arkadaşımla irtibat kurmuş. Konuyu ayrıntılı
araştıracaklarını söylemiş. Malatya İnönü Üniversitesi’nin yöneticileri
siyaset yapacağına bilimle uğraşsın ve bu konuyu daha da açığa
kavuştursun. Bosna’dan bir şehirle Malatya kardeş şehir yapılır,
Malatya’ya sembolik Pavlikian hicreti yeniden canlandırılır, bir panel
düzenlenir. Yani kısaca bu tarihî gerçeklik bugünün Malatya’sı için
ekonomik, bilimsel ve sosyal bir getiri haline dönüştürülebilir.”
AHMET DİNÇ
KAYNAK: www.turkuaz.zaman.com.tr