Ramazan ayının bereketini idrak ettiğimiz bu günlerde siz
tecde.net sakinleri ile güzellikleri paylaşmaya devam
ediyoruz..Madem ki geldik dünyaya,iyi bir şekilde
yaşayalım,elimizden,dilimizden zarar değil fayda gelsin..Öldüğümüzde
güzel bir şekilde anılalım,herşeyin hesabının verileceği çetin
günde,burada yaptığımız iyilikler orada bize umut olsun..Sizlerle
aşağıda paylaşacağım hikaye sonunda Ramazan faslına devam edeceğim :
*
* *
* *
* *
* *
*
BİR TAS ÇORBA İÇİN 124 BİN PEYGAMBER..
Cüneyd-i Bağdadi vefat edince postuna Muhammed Hariri oturmuştur.Bu
seçkin zat Allah dostudur.Ömrünün 60 yılı bu şekilde geçen Hariri
anlatıyor :
Bir gün tekkede otururken yalın ayak,başı kabak (takkesiz),saçları
darmadağın,solgun ve uzun yüzlü genç bir fakir çıkageldi.Abdestini
aldı,iki rekat namaz kıldıktan sonra ceketiyle başını örterek uykuya
daldı.Akşam ezanı okununca yeniden abdest alarak bizimle birlikte akşam
namazını kıldı.O gece bizi Bağdat Valisi yemeğe davet etmişti.Ben ve
diğer dervişler sohbet toplantısı yapacaktık.Davete giderken fakiri de
çağırdım.Böyle bir davete ihtiyacı olmadığını,fakat kendisine bir kase
sıcak çorba verirsem çok makbule geçeceğini ifade etti.
Kendi kendime "Adam koskaca davete gelmiyor da benden bir
kase sıcak çorba istiyor,çattık !" diye düşünerek çekip
gittim.Çorba da vermedim.Davetten dönüp tekkeye geldiğimde genci bir
köşede büzülmüş uyurken gördüm.Ben de yatağıma uzanıp uykuya daldım.O
gece bir rüya gördüm.
Rüyada Peygamberimiz (sav), sağında Hz. İbrahim (as),solunda
Hz.Musa (as),arkasında da 124 bin peygamber yer almışlar; karşımda
duruyorlar.Hepsinin yüzleri ayın ondördü gibi parlamakta ve etrafı
nurdan bir ışık halesi sarmış.Sevinç içinde Sevgili Peygamberimiz'in
elini öpmek için huzuruna koştum.Fakat bana yüz çevirdi.Aynı hareketi üç
defa yaptım,bir türlü elini vermiyordu.Her seferinde benden yüzünü
gizliyordu.Acaba sebebi neydi ? Neden bana elini vermiyordu ? Büyük bir
üzüntüye düştüm.İçim içime sığmıyordu.Sebebini öğrenmeli ve hatamı
düzeltmeliydim.Dayanamayıp sordum:
"Ey Allah'ın elçisi.Neden benden yüzünü çeviriyorsun ? Sana karşı
ne gibi bir kusur işledim ?"
Sevgili Peygamberimiz (sav) yüzünü bana döndü.Öfkesinden yüzü kırmızı
bir yakut gibi kızarmıştı.Dedi ki:
" Ey Muhammed...bu gece büyük bir kusur işledin...Fakirlerimizden
biri senden bir kase sıcak çorba istedi de vermedin.Üstelik aç bırakarak
valinin davetine gittin.Hangi yüzle sana bakabilirim,söyler misin ? "
Sabah olup uyandığımda her tarafımı korku kaplamıştı,tir tir
titriyordum.Hakikaten büyük bir suç işlemiştim.Gözlerimle hemen genci
aradım,fakat yoktu.Hızla tekkeden çıkarak yola düştüm.Baktım ki genç
gidiyordu.
"Ey genç,Allah aşkına bir dur ! " diye seslendim,durdu...
"Şimdi sana çorba getiriyorum." deyince gülümseyen gözlerle beni
süzdü ve ardından da dedi ki:
"Üstadım ! Senden bir lokma ekmek,bir kase sıcak çorba alabilmek
için 124 bin Peygamberin aracılığına mı ihtiyaç var ?"
* *
* *
* *
* *
* *
|
 |
Ramazan ayındayız.Empati yaparak
fakir ve aç insanların gün içinde nasıl olduklarını tüm bedenimizle
hissediyoruz.Belki bu yüzden zekat ve sadakalar e çok Ramazanda
oluyor.Ramazan ayında güzel sofralar
kurulur,akraba-eş-dost davet edilir.Akraba ve komşu ziyareti
bayramda da tavan yapar. |
Madem ki iftar davetleri
veriyoruz,misafirlerimizi her kesimden dengeli seçelim en azından.Yani
hep zengin,durumu iyi kimseleri davet etmeyelim.Aslında bir yoksulu
davet etmek daha makbuldür.Çok çeşitli bir sofra hazırlayıp tanıdığımız
bir fakir aileyi davet edelim.Öyle fakir aileler var ki iftara bir tas
sıcak çorbaları yok.Çoluk çocuk kahvaltı ile iftarı geçiştiriyorlar.Alın
size örnek :
Geçen yıllarda Tecde'de bir
yakınım anlattı,bir iftar vakti önceden tesbit ettikleri çok düşkün
ailenin evine götürmek üzere iki üç çeşit yemek pişirmişler;
tencerelerini alıp iftar vaktine az kala yola çıkmışlar.Eve
vardıklarında akşam ezanına çok az zaman kalmış.Çoluk çocuk ellerinde
çatal pek çeşidi olmayan kuru bir kahvaltı sofrasında ezanı
bekliyorlarmış.Bizimkilerin gözleri dolmuş,ev halkı da hem mahçup
olmuş,hem de çok sevinmişler.
Gerçekten böyle ailelere bu şekilde veya davet ederek ulaşmamız
lazım.Bir kase sıcak çorba için rüyamızda 124 bin peygamberden sitem
görebilecek maneviyatımız olamayabilir belki.Şu bir gerçek ki, Allah'ın
hoşnutluğu ihtiyaç sahiplerine yapılan ikramda gizlidir.Bu Ramazan
ayında yakın çevremizdeki birçok fakir aileyi iftara davet edelim; ve en
azından tesbit ettiğimiz bir aileye böyle süpriz ziyaretler yapalım
inşallah..Ramazan ayınız bereketli olsun inşallah..Selametle
tecde.net sakinleri..
Mustafa TERCAN / www.tecde.net
|