BİR TAS ÇORBA..(Ramazan Yazısı)


Bu yazıyı internette ilk defa "tecde.net" yayınlanmıştır...Sayfanın ilk yayınlanma tarihi :28 eylül 2006


   Ramazan ayının bereketini idrak ettiğimiz bu günlerde siz tecde.net sakinleri ile güzellikleri paylaşmaya devam ediyoruz..Madem ki geldik dünyaya,iyi bir şekilde yaşayalım,elimizden,dilimizden zarar değil fayda gelsin..Öldüğümüzde güzel bir şekilde anılalım,herşeyin hesabının verileceği çetin günde,burada yaptığımız iyilikler orada bize umut olsun..Sizlerle aşağıda paylaşacağım hikaye sonunda Ramazan faslına devam edeceğim :


*          *          *          *          *          *          *          *          *          *


BİR TAS ÇORBA İÇİN 124 BİN PEYGAMBER..

   Cüneyd-i Bağdadi vefat edince postuna Muhammed Hariri oturmuştur.Bu seçkin zat Allah dostudur.Ömrünün 60 yılı bu şekilde geçen Hariri anlatıyor :

   Bir gün tekkede otururken yalın ayak,başı kabak (takkesiz),saçları darmadağın,solgun ve uzun yüzlü genç bir fakir çıkageldi.Abdestini aldı,iki rekat namaz kıldıktan sonra ceketiyle başını örterek uykuya daldı.Akşam ezanı okununca yeniden abdest alarak bizimle birlikte akşam namazını kıldı.O gece bizi Bağdat Valisi yemeğe davet etmişti.Ben ve diğer dervişler sohbet toplantısı yapacaktık.Davete giderken fakiri de çağırdım.Böyle bir davete ihtiyacı olmadığını,fakat kendisine bir kase sıcak çorba verirsem çok makbule geçeceğini ifade etti.

   Kendi kendime "Adam koskaca davete gelmiyor da benden bir kase sıcak çorba istiyor,çattık !" diye düşünerek çekip gittim.Çorba da vermedim.Davetten dönüp tekkeye geldiğimde genci bir köşede büzülmüş uyurken gördüm.Ben de yatağıma uzanıp uykuya daldım.O gece bir rüya gördüm.

   Rüyada Peygamberimiz (sav), sağında Hz. İbrahim (as),solunda Hz.Musa (as),arkasında da 124 bin peygamber yer almışlar; karşımda duruyorlar.Hepsinin yüzleri ayın ondördü gibi parlamakta ve etrafı nurdan bir ışık halesi sarmış.Sevinç içinde Sevgili Peygamberimiz'in elini öpmek için huzuruna koştum.Fakat bana yüz çevirdi.Aynı hareketi üç defa yaptım,bir türlü elini vermiyordu.Her seferinde benden yüzünü gizliyordu.Acaba sebebi neydi ? Neden bana elini vermiyordu ? Büyük bir üzüntüye düştüm.İçim içime sığmıyordu.Sebebini öğrenmeli ve hatamı düzeltmeliydim.Dayanamayıp sordum:

"Ey Allah'ın elçisi.Neden benden yüzünü çeviriyorsun ? Sana karşı ne gibi bir kusur işledim ?"

Sevgili Peygamberimiz (sav) yüzünü bana döndü.Öfkesinden yüzü kırmızı bir yakut gibi kızarmıştı.Dedi ki:

" Ey Muhammed...bu gece büyük bir kusur işledin...Fakirlerimizden biri senden bir kase sıcak çorba istedi de vermedin.Üstelik aç bırakarak valinin davetine gittin.Hangi yüzle sana bakabilirim,söyler misin ? "

Sabah olup uyandığımda her tarafımı korku kaplamıştı,tir tir titriyordum.Hakikaten büyük bir suç işlemiştim.Gözlerimle hemen genci aradım,fakat yoktu.Hızla tekkeden çıkarak yola düştüm.Baktım ki genç gidiyordu.

"Ey genç,Allah aşkına bir dur ! " diye seslendim,durdu...

"Şimdi sana çorba getiriyorum."
deyince gülümseyen gözlerle beni süzdü ve ardından da dedi ki:

"Üstadım ! Senden bir lokma ekmek,bir kase sıcak çorba alabilmek için 124 bin Peygamberin aracılığına mı ihtiyaç var ?"


*          *          *          *          *          *          *          *          *          *

 

   Ramazan ayındayız.Empati yaparak fakir ve aç insanların gün içinde nasıl olduklarını tüm bedenimizle hissediyoruz.Belki bu yüzden zekat ve sadakalar e çok Ramazanda oluyor.Ramazan ayında güzel sofralar kurulur,akraba-eş-dost davet edilir.Akraba ve komşu ziyareti bayramda da tavan yapar.

   Madem ki iftar davetleri veriyoruz,misafirlerimizi her kesimden dengeli seçelim en azından.Yani hep zengin,durumu iyi kimseleri davet etmeyelim.Aslında bir yoksulu davet etmek daha makbuldür.Çok çeşitli bir sofra hazırlayıp tanıdığımız bir fakir aileyi davet edelim.Öyle fakir aileler var ki iftara bir tas sıcak çorbaları yok.Çoluk çocuk kahvaltı ile iftarı geçiştiriyorlar.Alın size örnek :

  
Geçen yıllarda Tecde'de bir yakınım anlattı,bir iftar vakti önceden tesbit ettikleri çok düşkün ailenin evine götürmek üzere iki üç çeşit yemek pişirmişler; tencerelerini alıp iftar vaktine az kala yola çıkmışlar.Eve vardıklarında akşam ezanına çok az zaman kalmış.Çoluk çocuk ellerinde çatal pek çeşidi olmayan kuru bir kahvaltı sofrasında ezanı bekliyorlarmış.Bizimkilerin gözleri dolmuş,ev halkı da hem mahçup olmuş,hem de çok sevinmişler.

Gerçekten böyle ailelere bu şekilde veya davet ederek ulaşmamız lazım.Bir kase sıcak çorba için rüyamızda 124 bin peygamberden sitem görebilecek maneviyatımız olamayabilir belki.Şu bir gerçek ki, Allah'ın hoşnutluğu ihtiyaç sahiplerine yapılan ikramda gizlidir.Bu Ramazan ayında yakın çevremizdeki birçok fakir aileyi iftara davet edelim; ve en azından tesbit ettiğimiz bir aileye böyle süpriz ziyaretler yapalım inşallah..Ramazan ayınız bereketli olsun inşallah..Selametle tecde.net sakinleri..



Mustafa TERCAN /
www.tecde.net



 

Arşivdeki yazılara bak

 

.:: Sayfanın Başına ::.

 



Bu site en iyi Microsoft Internet Explorer 4,0 ve üstü sürümler ile 1024 x 768 çözünürlükte görüntülenir..Mozilla Frefox ile açmayınız..
 

DESIGNED BY Mustafa TERCAN  Copyright © 2005