Ya Rabbi nasıl bir ülkedir bu,
inanmıyorum yaa...
Ramazan
mı kaldı kardeşim; takvime bak ne yazıyoo? 21. yüzyıldayız. Adamlar Ay'a
gidip geleli elli sene oldu nerdeyse, bizimkiler hâlâ Ramazan
triplerinde ayol...
 |
Bıraksak
hani, direnmesek gece gündüz davul çaldırır bu
taşralılar valla; güzelim, insanlar sabah erken
kalkacak mesaiye yetişecek, naapıyoo, sahura
kalkmıyoo, vurup kafayı yatıyoo. Sen de gelip
adamın tepesinde iki saat davul çaldırıyosun,
adam çılgına dönüyoo...
Davulcu kaybolunca
biraz kafasını yastığa koyacak, nerdee? Bu defa sabah ezanı
başlıyoo. Olmaz böyle bişii ya, inanmıyoruuum.
Eminim ki Ortadoğu
ve Balkanların birçok yöresinden duyuluyordur o ezan sesi. Nasıl
cihazlar bunlar kardeşim, Rock konserlerindeki amfiler filan
amatör kalır yanında... |
Müezzin buradan bir
öhhö öhhö diyo, karşı yakada ahali yataklarından dışarı uğruyo, ne oldu
baskın mı var diye... Ardından bir de mikrofona üflemezler mi, "püff
püff", sonra o âlete tıklamalar felaan... âdet, püflemezse hatırımız
kalır sanki...
Alın amfilerinizi
gidin kardeşim köyünüze, bırakın da iki saatçik uyuyalım değil mi?
Saatiniz yok mu
sizin çalar saatiniz; o yoksa cep telefonunun alarmını kurup yatsana
kardeşiiim?..
Akşam olur, zooonk
diye top atarsın!... Yaa lütfeen, bir şeyi gürültüsüz yapamaz mısınız
arkadaşlar; illa her şeyi görünür duyulur hale getirmeniz mi gerekiyoo?
Anladık Ramazan, biz de Müslüman'ız galiba burada birazcık değil mi?
Reklâmlarda bir
iftar muhabbeti, gizli gizli oruç ve Ramazan motifleri işlemeler felaan;
herkes Ramazan'a göre alışveriş etmek zorunda mı değerli reklamcı
kardeşim; bu ülkede ramazan sektörünün dışında kalan tüketiciler de yok
mu? Diyelim adam oruç tutmuyo, mazereti var veya inanmıyoo da tutmuyoo,
olamaz mı?
Bak bu çok zoruma
gidiyor benim; devlet işlerine dini karıştırmıyoruz; çok güzel bu bence,
peki ticari işlerde dinin ne yeri var arkadaşlar, lütfen yaani?
Yoğurt satıyorsan adam gibi sat
kardeşim, bu yoğurt iyidir de, ucuzdur de veya pahalıdır ama
kalitelidir; gücü yeten alsın filan de ama meseleyi getirip iftara,
oruca bağlama; adı üstünde yoğurt bu, Müslüman da yer, Musevi de sever,
ateist de tüketir.
Yoğurt diyorum
yoğurt... Yumurta değil, nerden çıktı yumurta?
Yoğurdu dine, yok
dini yoğurda âlet ediyorsunuz diyorum, hiç mi utanmıyorsunuz diyorum,
anlamıyo musuun?
O iftar ve sahur
programlarını hatırlatma şimdi bana; ay, baygınlık geçirecek gibi
oluyorum düşündükçe. Her televizyonda baş köşede bir "ayarcı vaiz"
oturtmuşlar, demirbaş, nöbetçi hoca. Televizyon kanalının logosu gibi
adamlar yahu, gördükçe gülesim geliyor inanmazsın... Veya ne derler..
Termos gibi. Lazım olunca düğmesine basıp soğuk su alıyorlar, "Hocaam,
sevgi ve paylaşmak çok önemli kavramlar diil mi hocaam; siz ne
diyorsunuz bu konuda hocaaam?" O da zembereği kurulmuş gibi başlıyor;
yüzünde önceden çalışıldığı besbelli bir teatral ifade, "Çok güzel temas
buyurdunuz Nazifaanım, yüce dinimiz bu konuda buyuruyor ki..."
Hele bir de Ramazan
şairleri türemiş şimdi, gördükçe bunaltı basıyor beni. Bööyle
boyunlarını yana yatırıp kamera merceğinin içine baka baka kendi
yazdıkları abuk-subuk şeyleri okurken arkadan da müzik çaldırmıyorlar
mı, illet oluyorum; beni bu halimle dışardan gören der ki, bu kadında
hiç dini hassasiyet kalmamış, din düşmanı olmuş filan zanneder. Öyle
değil mi ayol, adam şiir okudukça, ızdıraptan sabırdan aşktan
bahsettikçe beni burda gülmeler tutuyor, ardından haykıra haykıra
ağlayasım geliyor, hayır heyecandan değil be, sinir krizine girmiş
oluyorum o esnada.. ondan.
 |
Ay az biraz
dinimiz imanımız vardı, o da Ramazanlarda ufala ufala yağmurda
kalmış sabuna döndü kardeş. Hani diyorum imanımızın azlığından
mı acaba? Malum biz öyle küçük yaşlarda Kur'an kurslarına filan
gitmedik, biraz ne bileyim serbest yetiştik ondan mıdır? Tamam
biz de Müslüman evladıyız ayol, geçen sene birlikte gitmedik mi
Telli Baba'ya Sirkeci Dede'ye felaan kııız... Benim bir
babaannem vardı, inanılmaaaz bir şeydi, böyle başörtüsünü örter
pembe atlastan, camın kenarına oturur, hacca da gitmişti
biliyorsun dedemle.. Bazen namaz kıldığını filan da görürdüm
galiba ama öğleleri yemekten sonra bir çorba kaşığı kanyak
yuvarlamayı ihmal etmezdi bak. Müthiş bir kadındı, o başka bu
başka derdi hep. |
Geçen sene tuz
evliyasına gitmiştik Meral'le. Ben başımı örttüm tabii türbeden
girerken. İçerde bir kadın, "Bacım başörtüsünü de iki paralık ettiniz,
öyle baş örtülmez, çıkın gidin bu mübarek yerden!" deyince tepemden
aşağı bir kazan kaynar su dökülmüş gibi oldum ayol. Bunu bana öğretenin
ellerine baksan bakamazsın, bakımsıızz kir pas içinde, gelmiş bana din
öğretiyor. Tuzcu Baba evliyasına dedim ki içimden, "Hey mübarek, bak
kimlere kaldın."
Şekerim kapatıyorum
bak, öyle öyle... ateşte ayva var, haşlanıyor, tatlı yapacağım akşama.
Sen ne pişiriyosun bugün? Hmm, bizimkiler hayatta yemezler, yemek
seçiyorlar ayol, dinimizde var mı yemek seçmek?..
Şimdi de kapı
çalınıyor, şekerim Kadir günü buluşur Ekmekçi Dede'ye gideriz tamam mı;
öptüüüm, kendine iyi bak şekerim, baaay...
Ahmet Turan ALKAN |