Sende gözümü açtım atmış yıl öncesi.
Alibey sokağının arık suyunda yıkadılar,
Nusret Gülşen'in kerpiç evinin,
Perdah kokusunu duydum ilkin.
Gaz lambası ışığımız oldu
Dut dalındaki torba salıncak yatağımız.
Dedem Mıkdat hocanın ezan sesi geldi
kulağıma
Sahurda davulcu şaban dayının tokmak
sesleri.
Bağlarında bahçelerinde koşuşturduk
Mor menekşeler topladık demet demet.
Ceviz çırptık, dut silktik,kiraz derdik
Mişmiş kuruttuk damlarda.
Yokuş başındaki değirmende sıra bekledik
Çimdik derelerinde donlarla.
Uyuduk yaz geceleri ay ışığında, damlarda
Okul dönüşü tahta çantamızı kızak yaptık
Kaydık sokağın başındaki yokuştan
aşağı,karlarda
Ocak başında Zöhre ninemden masallar
dinledik
Henüz ilkokul ikinci sınıfını okuyamadan,
Göçtük şehre,annemi mezarlığa
bırakarak.
Gurbetlik bir başlamaya görsün,
Kentten kente savruluyor insan,
Yıllar alıp götürüyor çok uzaklara.
Hasretlik başlıyor çekilesi değil
Özlemler büyüyor dağlar gibi.
Burnumda tütüyor buram buram memleketim
Tecde'm, yeşil cennetim...