Evet dostlar bu ayki yazımızda 2008 senesine
girmemiz vesilesiyle küçük bir girişten sonra asıl konumuz olan
yazıma geçeceyim.
Dün gece yılbaşıydı Ertesi sabah Tecde sokakları öğlene kadar
bomboştu, herkes yatıyordu .Anlaşılan yılbaşını, o geceyi
karşılamışlardı.
Askerimizin dağda eksi 34 derece soğukta nöbet tutuğunu, evinde
yakacağı olmayanı, mutfağında bir şey bulunmayanı, hastaları açları
susuzları… Ölümü, kabri, sıratı hesabı ve cehennemi hiç düşünmeden
vur patlasın çal oynasın öyle mi?
Dünya hayatı bir oyundan ve bir oyalanmadan ibadettir. Elbette darı
ahiret müttakiler için daha hayırlıdır. Hala akılanmayacak sınız mı?
buyuyuyor Allah’ımız.
Dostlar demokrasi dedikleri dersimize geçerken,
biraz sert olacak ama beni bağışlayın; evet tüm nefislere, tüm
nefislerde olanlara, tüm kalplerde olanlara, nefislerin tüm
yaptıklarına,tüm kullarına haber olan, haberdar olan, herkese ve her
şeye egemen olan Allah’a karşı tuttular da bu özeliklere sahip olmayan
bir kısım varlıkları ortak koştular. Allah sıfatların bir kısım aciz
varlıklara vererek Allah’ın hakimiyetine, Allah’ın egemenliğine ortaklar
buldular. Allah’ın yetkilerine ortak bir kısım varlıklar tanıyarak
onlara da kulluk etmeye, onları da hayatlarında söz sahibi kabul edip
onların yasalarını da uygulamaya çalışıyorlar. Bir kısım değerleri
putlaştırarak Allah’ın rubübiyetine ve uluhuyetine ortak etmeye
çalışıyorlar. Halbuki Allah’a ortak yapmaya çalıştıkları varlıkların hiç
bir güçleri ve kuvvetleri yoktur.
Bu düşünce sahiplerine sormak lazım; sizin
aklınızın akıllarınızın ortaya koyduğu kendinizin uydurduğu, kendi
esiriniz olan sizin ve sizin gibi düşünenlerin, bir takım sistemlerin,
bir takım yasaların, bir takım putların arkasına saklanarak, onlara
dayanarak Allah’ın bizlere emrettiği kuralları diskalifiye etmek mi
istiyorsunuz? Yani sizin eseriniz olan,insan aklının eseri olan bu
putlaştırılan yasalar ne böyle?
Siz kendiniz dikmediniz mi bu putları, siz çıkarmadınız mı insan mahsulü
bu yasaları? Siz kendiniz koymadınız mı bu kanunları. Allah’ın
sisteminin karşısında şu savunduğunuz, şu tutunduğunuz demokrasiyi
kendiniz icat etmediniz mi? Ona tutunarak Allah'ın sistemini dışlamaya
mı çalışıyorsunuz? İnsanları bu kendi diktiğiniz puta
imana-inanmaya-güvenmeye mi çağırıyorsunuz? Onun kesin hak olduğunu
kabullenip tartışmasını bile yasaklamaya mı çalışıyorsunuz?
"En güzel sistem budur, en ideal hayat tarzı budur, bunun dışında
insanları mutlu edecek sistem yoktur" diye ona dayanarak
Allah’ın sistemini reddetmek mi muradınız?
Üstelik yoksa sizler Allah’ın bilmediğini ona haber
vermeye mi çalışıyorsunuz? Bu konuda Allah size bir delil de
indirmemiştir. Kendi aklınızdan kendi heva ve heveslerinizden
kaynaklanan bu demokrasinin hak olduğuna dair Allah’tan bir delil de
yok, bir ayet de yok. Ve yıllardır bu sistemi uygulayan ülkelerin
durumları da belli. Ahlaklarıyla, sosyal yapılarıyla, gençlikleriyle,
sömürülüleriyle, inteharlarıyla, kanları ve göz yaşlarıyla durumları
herkesin gözü önündedir. İçkileriyle, kumarlarıyla, eroinleriyle,
homoseksüelleriyle, buhranları ve bunalımlarıyla insanlığın gözleri
önündedir. İnsanların varmak istedikleri nokta bu mudur sizce?
Allah yeryüzünde böyle birilerine kendi yetkilerini
vermediği halde, illa da verdin ya Rabbi, ama galiba sen bunu unuttun
diye O’na unuttuğu bir şeyi mi hatırlatmaya çalışıyorsunuz? Allah!a akıl
vermeye, O’na yol göstermeye, Onun yasalarına alternatif üretmeye mi
çalışıyorsunuz? Yoksa hiçbir mana ifade etmeyen zahiri bir şeyler
söyleyerek saçmalıyor musunuz? Laf olsun diye mi konuşuyorsunuz?
Biline ki şeytan onların yaptıklarını güzel ve albenili
göstermektedir.
Evet dostlar bu yazınında sonuna gelirken sizleri
Allah’a emanet ediyorum; esselamu aleyküm…
Hikmet TERCAN